Türkiye’nin en önemli tarım ürünlerinden biri olan fındık, şu günlerde büyük bir tehdit altında. Ordu ve Giresun’da toplamda 370 bin dönümlük geniş bir alan, maden projeleri nedeniyle büyük bir risk ile karşı karşıya. Üreticilerin tapulu arazileri, icra ilanları ile satışa çıkarılırken, Karadeniz’in fındık bahçeleri maden ruhsat alanlarının gölgesinde kalıyor.
DEVA Partisi, bu durumu araştırmak amacıyla Meclis’e soru önergesi sundu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ile Tarım ve Orman Bakanı’nın ayrı ayrı cevaplaması talep edilen önergeye göre, MAPEG tarafından yürütülen 317. ihale grubu içinde, Ordu ve Giresun’daki fındık bahçeleri ve tarım arazileri madencilik ruhsatı alanı olarak kaydedildi.
Giresun Ziraat Odası’nın raporlarına göre, madencilik faaliyetleri sonucunda fındık yapraklarının gözenekleri maden tozları ile kapanacak ve bu durum, rekoltede %40’a varan kayıplara neden olabilecek. Altınordu Ziraat Odası verileri, yer altı su damarlarının yön değiştirerek fındık bahçelerinde “su stresi” yaratabileceği uyarısını yapıyor. Bu durum, Türkiye’nin dünya genelinde lider konumda olduğu fındık sektöründe, yıllık 2 milyar doları aşan ihracat gelirini ve bu topraklardan geçimini sağlayan yaklaşık 100 bin çiftçi ailesini büyük bir ekonomik tehdit ile karşı karşıya bırakıyor. Maden sahalarının il bazında yüz ölçümünün %85’ine ulaşması, sadece çevresel bir sorun değil, aynı zamanda ulusal gıda güvenliği ve stratejik ekonomik sürdürülebilirlik açısından da kritik bir mesele haline geliyor.
Bölgede yaşanan bu karmaşanın yanı sıra, ekonomi yönetimi tarafından sunulan vergi muafiyetleri tepkilere yol açıyor. Yabancı yatırımcılara yönelik sağlanan vergi avantajları, adeta bir “vergi tatili” gibi geniş bir imtiyaz sunuyor. Yurt dışından gelen yatırımcıların 20 yıl boyunca vergilendirilmeyeceği düzenlemeler, yerli üreticilerin maliyetleri altında ezilmesine yol açarken, bu durum yerel halkta büyük rahatsızlık yaratıyor.
DEVA Partisi Genel Başkanı İdris Şahin, fındık bahçeleri satışları hakkında yaptığı açıklamalarda, bu sorunların yalnızca Batı ve Orta Karadeniz ile sınırlı olmadığını, Türkiye’nin genelinde ciddi şekilde toprakların maden sahası olarak tahsis edildiğini belirtti. “Fındık, bu bölgenin değerli bir ürünü ve yıllık 2 milyar dolar üzerinde bir ihracat potansiyeli var” dedi.
Yabancılara yönelik vergi muafiyetinin seçim ekonomisi bağlamında bir strateji haline geldiğini vurgulayan Şahin, “İktidarın amacı, sıcak para arzusu. Ekonomik rahatlama buradan sağlanmak isteniyor. Fındık bahçeleri, sadece bir ekonomik kaynağın ötesinde, Karadeniz’in alın teri” ifadelerini kullandı.
Maden tehdidi yanında ekonomik daralma, tapu kayıtlarına “İcra İlanı” olarak yansımaya devam ediyor. Ordu’nun farklı ilçelerinde satışa çıkarılan fındık bahçeleri, üreticilerin zor durumunu gözler önüne seriyor. Örneğin, Ordu Ünye İcra Dairesi’nde 7.738 m² fındık bahçesi, Akkuş İcra Dairesi’nde 8.530 m² tarla ve 185 m² yapı icradan satılmakta. Bu gibi ilanlar, bölgedeki fındık üreticilerinin zorlu yaşam koşullarını net bir şekilde gözler önüne seriyor.